Kendimden bahsedeyim biraz. 1996 İstanbul doğumluyum. Annem de babam da ordulu (fındıkçı değiller şükür) İki tane ablam var (32 ve 29) bir tane erkek kardeşim var. (13) ilkokulu İstanbul Şişlide okudum. İlkokul öğretmenim hala gözlerimin önünde bu arada onu o kadar çok seviyordum ki anlatamam. Bi ara anlatırım gerçi eğer bir öğretmen okursa yazdıklarımı o da öyle davranır ve asla unutulmayan mükemmel bir öğretmen olabilir. Çok eski resimler arasında da vardı bulursam paylaşacağım. Ortaokulu Ordu’da okumak zorunda kaldım. Teknik arızalar sonucu 3 sene Orduya taşındık çünkü, liseye başlayacağım zaman tekrar İstanbul’a taşındık. Liseyi Nişantaşında okudum. Benimle hiç alakası olmayan bir bölüm -Bilişim, yazılım- okudum. Tabi o zamanlar iyiydim bilgisayarda, Web tasarım dersinde proje ödevi olarak Harley Davidson için bir internet sitesi tasarlamıştım, orijinal sitesinden daha güzeldi, hatta kod yazarak bilgisayar ekranında Gangnam dansı yapan adam bile yapabiliyordum. Şimdi kuş bile uçuramam. Ygsye girdim, istediğim puanı yapamadım. Bir sene mezunlarla birlikte dersaneye gittim. Tekrar ygsye girdim yine istediğim puanı yapamadım aman neyse dedim ve Namık Kemal üniversitesi Bilgisayar programcılığı bölümünü yazdım. Tuttu, fakat gitmedim. Çünkü okula yakın bir tek kyk yurdu vardı o da bana çıkmadı sanki Sabancı sülalesinden geliyorum. Özel yurtlara annem göndermek istemedi çünkü ablamın lanet bir arkadaşı ‘Benim kardeşimin kaldığı yurtta kızı bıçaklayıp camdan atmışlar psikolojisi bozuldu okulu bıraktı geldi’ hikayesini anlattığı için, bir senem daha yalan oldu böylelikle. Üçüncü sene tekrar sınava hazırlandım, daha iyi bir puan yaptım, ne okuyacağıma dair ufak bir fikrim bile yoktu. Bilişim istemiyordum artık bana göre değildi. Bir gün küçük ablamın çalıştığı hastaneye gittim. Bikaç arkadaşıyla çay molasındaydı okuldan konu açıldı, bir tane fizyoterapist vardı. Aa fizyoterapi okusana, harika bir meslek önü hep açık bak bana ikinci sene ev aldım araba aldım işimi çok severek yapıyorum insanlara umut olmak onları günden güne iyi hale getirebilmek ne güzel bıdı bıdı anlattı. Mantıklı geldi. Bölümü de sevdim gibi geldi ve tercihlerime İstanbul’daki fizyoterapi bölümü olan tüm özel üniversiteleri yazdım. Şehir dışına gidemezdim katil kızlar yüzünden, İstanbul’da devlet üniversitesine girmek de tıp puanına yakın puan yapmak demekti, iki yıllık bölümleri yazabildim puanım yüksek değildi o kadar, sonra dgsye girer dört yıla yükseltirim fizyoterapist olurum diye düşündüm. İlk tercihim olan Bilim üniversitesi fizyoterapi bölümü geldi. Kaydım yapıldı, okul parası taksitlere bölündü ve canım babam tarafından iki sene ödendi -ikinci sene burs almıştım yarısı kadar ödemiştik sadece- okuduğum bölümü gün geçtikçe daha çok sevdim bunu yazmak için ayrı bir konu başlığı açacağım. Mezun oldum, artık fizyoterapi teknikeriyim. İstanbul’da iş bulmak imkansız, fizyoterapist olmak istiyorum zaten gözüm orda, dgsye girdim, puanım yüksek gelmedi her zamanki gibi.. yine de Yeditepe üniversitesi İngilizce fizyoterapi ve rehabilitasyon bölümü tuttu, Okumak anasının nikahı gibi pahalı, İngilizce zaten bilmiyorum daha I am a pencil kıvamındayım. İki dönem hazırlık almam gerekiyordu ve gerçekten pahalıya patlayacaktı, gitmedim. Bir sene daha dgsye hazırlandım ama bayağı ciddi hazırlandım. Şenol hoca var YouTubede bir de İlyas güneş var. İki parlak matematikçi. İkisinin de bütün videolarını izledim nerdeyse, not alarak böyle sıkı sıkı. Kitaplarca test çözdüm, sayfa sayfa denemeler çözdüm. Sınav sonucu nasıl dersin ? Fiyasko. Yine olmadı, geçen sene tercih yaptığım için okul puanımı da aldılar sınav puanının üstünden, böylelikle düşük bir puanla yeni tercih kılavuzunun açıklanmasını bekliyoruz.. Bir umut puanlar düşer, bir yerde kontenjan açarlar falan ne bilim o kadar dua ettik yukarı gitmiştir herhalde sesimiz, beklemedeyiz yani. Hep okul anlattım sanki işe alacaksın beni, biraz da ilişkimden bahsedeyim, Siirt’li bir manit var bende. Şubat 2020’de yani 7 ay sonra 4. Yılımızı doldurmuş olacağız. Aksiyonlu bir hayatım olmadı ama yaşadıklarımdan ders alabilecek olanlar var, hissediyorum, bu daha başlangıç.
Ben kimim?
