Ablası olan var mı? Iste sözden düğüne her adım…

Aranızda ablası olan var mı? Ben de iki tane var ve birinin bir ay sonra düğünü var. Tanışma isteme söz nişan nikah derken daha düğün zamanı gelmeden pert olduk. Domates olsak kesin salça olmuştuk yani. Ilk başlarda çok heyecanlı geçiyor ayy ablamı istemeye gelicekler, ayy enişte bey nasıl biri acaba? Bıdı bıdı… Aileler tanışıyor söz için gün belirleniyor. Sonra meşhur Eminönü hanlarından alışveriş yapılıyor, dünürlere ikram edeceğin lokumdan, sandalyelere geçireceğin tüllere kadar tonlarca malzeme alınıyor. Kıza elbise ayakkabı derken biz durur muyuz? Asla. Anneme, büyük ablama, erkek kardeşime ve bana da yeni elbise alındı. Perdeye tutturacağımız harfli balonlar, masaya koyacağımız aperatifler falan tonlarca hazırlık yapıldı. Söz kesmeye geldiler yaklaşık 12-14 kişilerdi, konuşuldu edildi, kurdeleler takıldı, yaşlı bir aile dostları taktı yüzüğü –benim manita yüzünden adam vefat ediyordu yaaa en son gördüğü yüz erkek arkadaşımın yüzü olacaktı yani, bu manyağın eline konfeti verdik, yaşlı adamcağız kurdeleyi kesince patlatacaktı, adam kurdeleyi kesti hayırlı olsuuunn derken gümmm!! Konfeti düğmeliymiş, benimki hart hurt çevirmeye çalışıyor patlamıyor, geç buldu düğmesini, adam da beklemediği için kafam patladı sandı kafam kanıyor mu dedi yatıştırdık adamcağızı, ee gerçi adam korkmakta haklı, manitaya konfetiyi ben verdiğim halde ben bile korktum, videoda izledim ertesi gün, söz tepsisi elimden iki metre havaya fırlayıp geri oturmuş. 😂 Neyse ki kimse ölmeden bitirdik günü.– Sözden sonra nişan zamanı kararlaştırıldı, nişan elbisesi için nişantaşından bakırköy yeraltı çarşısına kadar gezdik, bizimkileri yeraltı çarşısından aldık fakat ablam nişan elbisesini hemen seçemedi. Daha sonra özel diktirmeye karar verdi ve şuan bin pişman, çünkü hayalindeki elbise çıkmadı ortaya, tülünün bazı yerleri dikiş makinesine kaptırılmış yırtılmış, önü kısa kesilmiş, kuyruk yapılmamış vik vik bir sürü problem, tasarımcı da dandik değildi yani nişantaşının göbeğinde, ünlülere abiye diken bi adamdı. Bir ton para harcandı ama hayatlar yine Paris değil Muş. Kuaför ayarlandı -bu da ayrı bi pişmanlık oldu- salon tutuldu, Nişan çok eğlenceli, güzel ve yorucu geçti gece 1’de eve girdik, Kendimizi öyle bir attık ki yatakların üzerine, en son gözümü açtığımda ablamın elbisesinin tarlatanı dimdik tavana bakıyordu, sabaha doğru da takma kirpiğini yastıktan kazıyarak aldık😂 Yavaş yavaş ev eşyaları alınmaya başlandı, beyaz eşyalar alındı ve depoya bırakıldı, mobilyalar düğüne yakın alınsın diye almadılar, mutfak eşyaları çeyizler derken yattığımız odaya giremez olduk ve koltukta yatmaya başladım. Bir sene sonra nikah günü alındı, evlilik tazminatı erken yatsın diye nikahı düğünden iki ay önce yapalım dedik, nikah elbisesi alındı, damat çiçek çikolata aldı gittik nikaha, oraya giderken bile bir sürü sıkıntı oldu, hava sanki 50 dereceydi, ablam kimliğini evde unutmuş, yolu atlayıp nikah salonunu geçmişiz vik vik bir sürü şey. Nikah oldu! Ablam artık resmi olarak evli. Bir macera daha, evdeki bütün bireylere abiye ve takım elbise alındı. düğün salonu ayarlandı, birkaç defa konuşmaya gidildi, ikramlıklar, konfetiler, fişekler 100 cm mi olsun 180 cm mi olsunlar, çiçekler, sandalyelere takılacak tüller, müzikler…. Bir de gelinlik var tabi. Evlilik deyince akla ilk gelen gelinlik faktörünü hafife almamak gerekiyor. Artık bu zamanda gidip mağazada gelinlik deneyip, satın alıp çıkan kız sayısı 1000de 3 falandır. Gidiliyor, akıldaki model söyleniyor, tahmini fiyat çıkarılıyor, gelinliğe işlenecek tül ve dantel küçük örneklerin bulunduğu defterden seçiliyor. Inanır mısın ya gelinlik için renk seçenekleri bile var. Yani beyaz der geçersin, beyazın 50 tonu var yemin ediyorum. Sonra 10 günde bir iki vesait gidiş iki vesait geliş gelinlik provasına gidilir -siz siz olun asla gelinlikçiyi uzak bir semtte seçmeyin- Gelin stres yapıyor, kilo alıyor, zayıflıyor, gelinlik devamlı elden geçiyor, üst korsesi dikiliyor, eteği dikiliyor, kabarıklığı istediği gibi olmuyor ekstra tül ekleniyor üç dört prova sonra gelinlik tamam! Kuaför ayarlanıyor, kapora veriliyor, bu arada nişanda gittiğimiz kuaför tonlarca para alıp bizi beslemeye çevirdiği için kuaför için ayrıca özen gösterelim dedik ve Mehmet Tatlı’dan randevu aldık, umarım bir facia daha olmaz düğünden sonra yazarım nasıl olduğunu. Daha sonra kına ve çeyiz çarşısı denilen olay için kayınvalide, ablam annem hep birlikte yine olmazsa olmazımız olan Eminönüne gittiler, yine tonlarca stres ve para harcamasından sonra ev tutulur, temizlenir, düzülür.. Artık kına ve düğün için hazırız.. Yıllarca aynı evde yaşa, gizli gizli kıyafetlerini çal giy, otur dertleş, kavga et, kavga ettikten iki dakika sonra ayy dün nooldu biliyo musunn diye sohbete başla, aynı odayı paylaş, karındaş ol candaş ol hiç ayrılmayacakmış gibi ol, manyak gibi aşık olsun gitsin evlensin. Ne zor iş ! 

Yorumlar

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın