Düğün İçin Abiye Seçmek…

Ay sonunda ablamın düğünü var. Nasıl bir abiye giysem, uzun mu kısa mı, balık mı şifon mu derken 7 ay öncesinden düşünmeye başladım. Benim gibi kararsız bir insan için o kadar zor iş ki, aslında ben kıyafete çok önem vermem dolabımı açarım elime geçeni giyer çıkarım, ama ablamın düğünü bu boru değil ! En güzel ben olmalıyım -gelinin kız kardeşi olarak- ama kendime uygun abiye bulamıyorum, Oleg Casini’den yeraltı çarşılarına kadar gezdim, en son tasarımcı bile düşündüm ama annemin elbise faciasından sonra cesaret edemedim -onu ayrı anlatırım- önceleri fiyatı uygun olsun diye dolaştım pahalı markaları eledim, kendime yakışan model bulsam rengini yakıştıramadım, renk bulsam model bulamadım. En son kırmızıda karar verdim, kırmızı ve balık bir abiye alayım dedim, inan bulamadım. Günlerce aylarca gezdim, kırmızı diyorum nar çiçeği renginde abiye gösteriyorlar, balık diyorum kısa abiye gösteriyorlar. Artık elbise görmekten midem bulandı, neyse dedim bulayım da pahalı da olsa paraya kıyıp alacağım ! Geçen ay sabahtan çıktık evden yine abiye bakmak için, sıkıntıdan patlamak üzereyken bir abiye gördüm. Yesss ! Bu benim olmalı dedim ! Girip denedim, Indigo mavisi balık bir abiye, kumaşı oldukça rahat parıltı falan da yok sırtı dekolteli, çok beğendim, fiyatı 500 kağıt. Her şeyde pazarlık payı vardır dedik ve 450 TeLeye satın aldık. Kırmızı alıcam diye gidip, Indigo mavisi aldım. Pişman mıyım ? Asla. Çok beğendim hayran oldum resmen elbiseye, üzerimden çıkarasım bile gelmedi. Güzelce toz torbasında sakladım elbiseyi, bir ay geçti, ayakkabı aldım, aldığım ayakkabıya göre boyunu kestiricektim -boyum kısa olduğu için aldığım her elbiseden yarım metre kestiriyorum nerdeyse- elbiseyi bir giydim Fuuuhh!! Elbise bol geliyor ! Bir ayda sınav stresi, spor derken zayıflamayı hiç hesaba katmamıştım… Elbise bir beden bol gelmeye başlamış.. o an elbiseyi ne kadar zor bulduğumu kaç para verdiğimi düşününce camdan atasım geldi toz torbasıyla beraber. İki buçuk haftada bir beden kadar kilo alamayacağım için, burlarda profesyonel abiye terzisi de bulamayacağım için elbiseyi bir müddet tavan arasına atmak zorundayım. Kimselere de vermem. Şimdi düğüne yeni elbise ve o elbiseye uygun ayakkabı almak zorundayım. Ama bir daha pahalı elbise almak gibi bir hatayı asla yapmam ! Pahalı bir markanın internet sitesinden bir elbise siparişi vermiştim. Geldi, o kadar ağır ki anlatamam, üzerime giydiğimde ceset taşıyormuş gibi hissettim ki ben o elbiseyi şifon -hafif olsun- diye almıştım. Aynı elbiseyi Osmanbeyde bir butikte gördüm, muhtemelen o modelden esinlenerek yapılmış, fiyatı 5 katı daha ucuzdu. O kadar hafif rahat ve güzeldi ki anlatamam. Yani kalite bazen insanın düşmanı olabiliyor. Tabi istediğim rengi kalmamıştı onu da alamadım. Şimdi elbise arama maratonuna yeniden başlıyorum. Bol tecrübe ve az zamanla !

Siz siz olun, pahalı veya ucuz olmasının hiçbir önemi yok, özel de diktirmeyin, görün, elleyin, üzerinize deneyin ve satın alın. Zaten düğünde, vitrinde görüp beğenmediğiniz elbise bile mükemmel parlayacaktır. Çünkü ortam ışıl ışıl olacak, saçınız ve makyajınız da konsepte uygun olacağı için, elbiseniz özenle seçilmiş gibi duracak. 🙂

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın